İçeriğe geç

Natüralist zeka ne demek ?

Natüralist Zeka Ne Demek? Siyaset Biliminin Gözünden Güç, Doğa ve İnsan

Bir siyaset bilimci olarak dünyaya baktığınızda, doğanın sessiz düzeninde bile bir iktidar ilişkisi görürsünüz. Kim kimin üzerinde etkili? Hangi tür, hangi koşulda üstünlük kuruyor? Bu sorular, doğa kadar toplumun da aynasıdır. Natüralist zeka kavramı, yalnızca çevreyi tanıma becerisi değildir; insanın doğayı, toplumu ve kendi politik varlığını anlama gücüdür. “Doğayı anlamayan bir insan, siyaseti de anlayamaz.” Çünkü her ikisi de düzen, güç ve denge üzerine kuruludur.

Natüralist Zekanın Politik Anlamı

Howard Gardner’ın çoklu zeka kuramında natüralist zeka, doğayı gözlemleme, sınıflandırma ve çevreyle etkileşim kurma yeteneği olarak tanımlanır. Fakat siyaset bilimi açısından bu kavram, çevresel farkındalıktan çok daha derin bir anlama sahiptir:

Toplumun “doğal düzenini” kavrama, güç yapılarının ekosistemini çözme, kurumsal ilişkilerin nasıl evrildiğini fark etme becerisidir.

Bir siyasetçi ya da yurttaş, doğal zekasını kullanarak yalnızca iklim değişikliğini değil, toplumsal iklimi de okuyabilir. “Hangi fikirler filizleniyor, hangileri kuruyor?”

Bu sorular, doğayı gözlemleyen bir biyoloğun değil, toplumun yönünü okuyan bir siyaset bilimcinin sorularıdır.

İktidar ve Doğal Denge: Gücün Evrimi

İktidar, tıpkı doğadaki enerji gibi, sürekli el değiştirir. Natüralist zeka sahibi bir birey, bu değişimin doğal bir süreç olduğunu fark eder. Doğada baskın türler nasıl ekosistemin dengesine bağlıysa, siyasette de iktidar, toplumsal dengeye bağımlıdır.

Bir hükümetin, kurumun ya da ideolojinin sürdürülebilirliği, çevresel bir sistemdeki denge yasalarıyla benzer biçimde işler. “İktidar, doğanın yasalarını unuttuğu anda çökmeye başlar.”

Siyasi liderlerin ve kurumların başarısı, doğadan kopuk değil; doğanın ritmiyle uyumlu oldukları ölçüde kalıcıdır.

Kurumlar ve Vatandaşlık: Doğal Bir Ağ

Toplumsal düzen, birbirine bağlı kurumlardan oluşan bir ekosistem gibidir. Devlet, sivil toplum, medya ve ekonomi; her biri bu ağın farklı bir canlısıdır. Natüralist zeka bu ağı görme, her bir unsurun diğerleriyle nasıl etkileştiğini sezme gücüdür.

Vatandaş, doğanın bir parçası olduğu gibi devletin de doğal bir öğesidir. Ancak doğada her canlının sorumluluğu varsa, demokraside de her yurttaşın politik bir sorumluluğu vardır.

“Vatandaşlık, doğaya duyulan saygının toplumsal biçimidir.”

Bu bakış açısı, doğa ve siyaset arasındaki çizgiyi inceltir; bir çevre bilinci, aynı zamanda bir demokrasi bilincine dönüşür.

Toplumsal Cinsiyet ve Natüralist Zeka

Siyaset sahnesinde kadın ve erkek bakışlarının farklılaştığı noktada, natüralist zeka iki yönlü işler.

Erkekler genellikle stratejik ve güç merkezli bir anlayış geliştirirken, kadınlar demokratik katılım ve toplumsal etkileşim odaklı düşünürler.

Bu iki yön, aslında doğadaki iki temel ilkeye karşılık gelir: rekabet ve işbirliği.

Doğada avcı ve av arasında kurulan denge, siyasette güç ve dayanışma arasındaki dengeye benzer. Kadınların toplumsal duyarlılığı, ekosistemin sürdürülebilirlik yönünü temsil ederken, erkeklerin stratejik aklı sistemin sürekliliğini sağlar.

Bir toplum, bu iki yönü birleştirdiğinde hem güçlü hem dengeli olur.

İdeoloji, Ekoloji ve Bilinç

İdeolojiler de tıpkı doğadaki türler gibi doğar, büyür ve yok olur. Natüralist zeka sahibi bir birey, ideolojileri körü körüne benimsemek yerine onların yaşam döngüsünü anlar.

Bir ideoloji eğer doğanın çeşitliliğine saygı duymuyorsa, yani tek tip düşünceyi kutsuyorsa, sonunda kurur. Çünkü doğa çeşitlilikle yaşar.

“Monokültür yalnızca tarlayı değil, düşünceyi de öldürür.”

Bu nedenle siyasal bilinç, doğa bilinciyle birleştiğinde özgürleşir. İnsan, doğayı anlamaya başladığında, iktidarın doğasını da çözmeye başlar.

Provokatif Bir Soru

Bugün içinde yaşadığımız siyasal düzen, doğanın yasalarına mı yoksa insani kibire mi dayanıyor?

Vatandaş olarak bizler, kendi ekolojik-siyasal sorumluluğumuzu gerçekten kavradık mı?

Ve belki de en önemlisi: “Doğanın denge yasalarını ihlal eden bir toplum, kendi demokrasisini sürdürebilir mi?”

Sonuç: Siyasetin Ekolojisi

Natüralist zeka, yalnızca doğayı değil, iktidarı da anlamanın yeni biçimidir.

Bir siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında, doğa-insan-siyaset üçgeni birbirinden koparılamaz. Güç, denge ve dayanışma; hem ekosistemin hem toplumun temel taşlarıdır.

Gerçek siyasal bilgelik, doğanın dilini çözebilen liderlerde ve vatandaşlarda yatar.

Çünkü doğayı anlayan bir toplum, kendisini yönetmeyi de öğrenir.

4 Yorum

  1. Tunç Tunç

    Donuk Zeka Nedir? Donuk zeka , zihinsel becerilerde ortalamaların çok hafif altında olduğu durum olarak karşımıza çıkar. Bu düzeyde olan çocukların öğrenme ve eğitilme potansiyelleri zeka geriliği olan çocuklara göre daha yüksektir. Bu çocuklar geç kavrar ve çabuk unutma eğilimindedir. İçsel zekâ (kişisel zekâ) kişinin kendini anlaması, tanıması, bu tanıma yolculuğu sırasında yeni şeyler bulması ve bulduklarını faydaya dönüştürmesidir .

    • admin admin

      Tunç! Bazı düşünceler bana uzak gelse de katkınız için teşekkür ederim.

  2. Yiğithan Yiğithan

    Gardner’ın araştırmaları kapsamında zekâ boyutlarına en son eklenen natüralist zekâ, doğada yalnız kaldıklarında en iyi adapte olabilecek kişileri tanımlar . Çocukluk döneminde izcilik ya da çobanlık yapmış, ebeveynleriyle avcılık trekking gibi aktivitelere katılmış kişilerin natüralist zekası yüksektir. Bir insanda sekiz farklı zihinsel yetenek (zekâ) söz konusudur.

    • admin admin

      Yiğithan!

      Yorumlarınız yazının temel yönlerini geliştirdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://hiltonbet-giris.com/betexper güvenilir mielexbetgiris.org